fb
Noema Aile Blog - Kardeş Çatışmaları: Yeni Kardeş Süreci

Kardeş Çatışmaları: Yeni Kardeş Süreci

 

 

Aileye yeni bir çocuğun katılması bir değişimdir ve değişime adapte olunabilmesi için bir sürece ihtiyaç vardır.

 

Ebeveynlerin en çok merak ettikleri sorulardan birisi kardeş için doğru zamanın ne zaman olduğu yani kardeşler arasında ideal yaş farkının ne olması gerektiğidir. Optimal bir yaş aralığı olmamakla beraber aslında ilk çocuğun yaklaşık 4 yaşa gelmiş olması ideal bir zaman olarak kabul edilebilir. 4 yaş çocuğun bakım vereninden daha bağımsız olabildiği, kendi öz bakım becerilerini yerine getirebildiği, kendi kendine daha çok zaman geçirebildiği ve bundan keyif aldığı, okulun artık hayatına girmiş olduğu ve böylece hayatında başka önemli otorite figürlerinin de yer aldığı, sosyal ilişkilere daha çok açık olduğu yani merkezin akrana kaymaya başladığı ve bağımsızlaştığı bir dönemdir denilebilir. Tabii ki yeni kardeş için en doğru zaman ebeveynlerin kendilerini fiziksel/mental olarak hazır hissettiği dönemdir. Çünkü ebeveynin iyi oluşu sürece en çok katkı sağlayacak etmendir.  Zamanlama konusunda dikkat edilebilecek bir diğer faktör de yeni bir kardeşin yeni bir sisteme geçiş olacağı ve adaptasyon süreci getireceği düşünüldüğünde, paralelinde başka kontrol edilebilir düzeyde değişikliklerin sürece eşlik etmemesine dikkat etmek olabilir.

 

“Çocuğa kardeş haberini nasıl vermeliyiz?” ve "Çocuğa kardeşi olacağını ne zaman söylemeliyiz? gibi sorular bebeklerini karşılamayı heyecanla bekleyen ebeveynlerin en çok merak ettiği sorular arasında yer alabilir.  Bu soruların cevabı çocuğun yaşına göre değişebilir. Ancak somut dönemdeki küçük çocuklar için bebeğin anne karnında büyüme sürecini anlamak soyut ve uzun süreli olduğundan dolayı güç olabilir. Mümkünse annenin karnının belirginleşmeye başladığı zamanlarda çocukla bu bilgiyi paylaşmak daha sağlıklı olacaktır. Anne ve babanın bu kararı birlikte açıklaması, aile oluşa dair atıfların yapılması ve aileye bir üyenin daha katılacak olduğunun söylenmesi tercih edilebilir. Oyun dönemi çocukları için bu sürece oyunu da katmak, insan figürleri ile evcilik oynar gibi süreci yaşantılatmak veya resimlerden, ilgili kitaplardan yararlanmak durumun daha da somutlaşması açısından işlevsel olabilir.

 

Bazen aileler çocuğun durumu sahiplenmesi ve olumlu karşılaması için kardeşin geleceğinin haberini verirken  “Sen istediğin için oldu.” gibi söylemlerde bulunabilirler. Kardeşin hayata geliş sorumluluğu gibi büyük bir sorumluluğu çocukların omuzlarına yüklemeden, yeni gelecek kardeşin yetişkin kararı ve isteği ile geldiğini paylaşıyor olmak daha sağlıklı olacaktır. Çocuk için bu bilgi yenidir. Her türlü duyguya da açıktır. Süreçte de daima ikircikli duygular birlikte var olacaktır. Haberi duyan çocuğun karmaşık duygular yaşaması, bazen olumsuz duyguda daha fazla kalması ya da tam tersi hiç etkilenmiyor, ilgilenmiyor gibi görünüşlerinin hepsi olası tepkilerdir. Hepsi kapsanmalı, soruları olursa cevaplanmalı ve sonrasında da sürecin nasıl devam ettiği gözlenmelidir. 

 

Gerek çocuk doğmadan önce gerekse de yeni kardeş doğumundan sonra çocuklardan “Kimi daha çok seviyorsun?” soruları gelebilir. Sorulan kişiler de çocuğun kendisini tümgüçlü hissedişine destek olmak için bu tarz söylemleri kullanabilirler. Çocuklara mümkün olduğunca dürüst yanıtlar vermek işlevsel olandır. Çocuğun ebeveyni ile güven ilişkisi içerisinde olması çok kıymetlidir ve bu tarz söylemler güven ilişkisini zedeleyebilecek söylemlerdir. Her çocuk bir tanedir. Ebeveynler de çocuklarını ayrı ayrı, onları farklı yapan özellikleriyle severler. Bu tarz sorularla karşılaşıldığında, çocuğa kıymet verdiğimizi belirten yönlerinden bahsetmek ve başkalarıyla karşılaştırmadan uzak durmak gerçekçi bir iletişim ağı kurmamıza katkı sağlayacaktır.

 

Çocuğu, yeni doğacak kardeş ile ilgili gerçekçi beklentilerle beslemek önemlidir. Çocuğa bebeğin geldiğinde çok minik ve bakıma muhtaç olacağı, bu nedenle de ilk başta zorlanılacak günlerin olabileceği söylenmelidir. İnsan olarak bir şeye önden hazırlıklı olduğumuz zaman süreci yönetmemiz ve duygu kontrolümüz daha iyi olmaktadır. Çünkü bizi neyin beklediğini biliriz. Belirsizlik ve hazırlanılan durumun aksini görmek toleransımızı daha çok azaltabilir ve/ya kaygı yaratabilir. 

 

 

Şebnem Barokas
Uzman Psikolog

İlginizi çekebilecek diğer yazılar