fb
Noema Aile Blog - Ya Bebeğim Düşerse!

Ya Bebeğim Düşerse!

 

Ya bebeğim düşerse korkusunu yaşamayan bir gebe yoktur. Özellikle ilk 3 ay boyunca yoğun yaşanan bir korkudur. Çok yersiz bir korku da değil. Çünkü bilinen yaklaşık 100 gebelikten 15’i düşükle sonlanıyor. Fark edilmeyen gebelikleri de dâhil ederseniz çok daha sık görülen bir durumdan söz ediyoruz.

 

Düşük kelimesinin kendisi korkutucu ve insanı biraz “yükleyen” bir kelime. Çünkü bir düşen bir de düşüren var izlenimi yaratıyor. Gebeliğin ilk 20 haftasında fetüsün kaybedilmesine düşük diyoruz. Düşüğün nedenlerine bakıldığında kromozomal bozuklukların ilk sırada geldiğini görüyoruz. Kromozomlar insanın genetik kodunu taşıyan hücre içi yapılar ve bozuk oldukları zaman çoğunlukla bebeğin sağlıklı bir şekilde gelişmesi zaten mümkün değil. Yani düşen bebek aslında sağlıklı bir şekilde gelişmesi mümkün olmayacak olan bebek.

 

Bir de düşüren var izlenimi yaratıyor dedik. Eğer yoğun alkol, sigara tüketmiyorsanız, aşırı miktarda kahve içmiyorsanız düşüğe sizin yaptığınız bir yanlış neden olmuyor. Düşüklerin büyük kısmı ne yaparsanız yapın önlenemeyecek olaylar.

 

Düşük yapma korkusu nelere yol açıyor?

 

Düşük yapma korkusu yaşayan kadınlar bu korkunun yükseklik ya da örümcek korkusu gibi arada sırada gelen bir korku değil, kendisini hep hissettiren bir korku olduğundan söz ediyorlar. İstemsiz şekilde zihninizde delici düşünceler/imajlar şeklinde düşük yaptığınız anın resmi beliriyor. Daha önce düşük öyküsü varsa bu korku daha fazla oluyor. Diğer korkulardan farklı olarak hamilelikte düşük yapma korkusu insanı eylemsizliğe iten bir korku. Gebenin ev içindeki hareketliliği azalıyor. Bütün gün yatmayı tercih ediyor. Dışarıdan gelen davetler reddediliyor. Düşüğe neden olabilir diye cinsellikten uzak durulabiliyor. Hatta ya sonu cinsellikle biterse diye eşle araya bir mesafe giriyor.

 

Her korkuda olduğu gibi burada da aşırı tedbir alma ihtiyacı ortaya çıkıyor. Gebe internette bu konuyu devamlı araştırıp, düşük olmasın diye yediğini, içtiğini, kullandığı sabun markasından tutun da banyo yaptığı suyun sıcaklığına kadar pek çok şeyi tedbir amaçlı kontrol etmeye başlıyor. Bu da hayatı çok zor hale getiriyor.

 

Bu korkuyla baş etmek için neler yapabilirsiniz?

 

Aşırı olan tüm korkularda olduğu gibi düşük korkusunun gelmesine engel olamazsınız. Ama bu korku gelince yaptığınız ya da yapacağınız şeyler sizin elinizde. Aşırı tedbir almak korkuyu daha da arttırır. Aşırı tedbir almaya engel olabilirsiniz. Bir düşünün bakalım ne gibi tedbirler alıyorsunuz. Bunların bir kısmı otomatikleşmiş davranışlar haline gelmiş olabilir. Örneğin her zamankinden daha erken yatağa gidiyor olabilirsiniz, oturup kalkarken yavaş hareket ediyor olabilirsiniz, her zamankinden çok daha yavaş araba kullanıyor olabilirsiniz. Bu tedbirleri azalttığınız ya da yapmadığınız zaman bu korkunun giderek daha az geldiğini göreceksiniz. Eğer korku kısa süre içinde yoğun olarak geliyorsa ve baş etmekte zorlanıyorsanız bir psikiyatristten yardım almanızda fayda var.

 

 

 

Uzm. Dr. Nilay Sedes Baskak
Psikiyatrist - Psikoterapist

İlginizi çekebilecek diğer yazılar