fb
Noema Aile Blog - Bağlanma Nedir?

Bağlanma Nedir?

 

 

Yaşamlarının ikinci yıllarında çocuklar baktıkları her yerde keşfedilecek yeni şeyler görür ve bu keşif süreci oldukça heyecan vericidir. Yol kenarına bırakılmış boş bir şişe detaylı bir araştırmaya tabi tutulabilir, yerde görülen bir güvercin uçmaya başladığında onu takip etmek için sokağın başına geri koşulabilir hatta kaldırımda gördüğü gözüne farklı görünen bir taş bile tam oraya oturup incelenmesi gereken bir detay olabilir. Fakat bebeklerin böylesine ilgisini çeken şeyler aynı zamanda onların çekinmesi ve etrafında dikkatli davranması gereken şeyler de olabilir.  Bebekler dünyayı keşfetme yolculuğuna çıktıklarında meraklarıyla korkuları arasında bir denge olmalıdır. Tüm hayatlarını ebeveynlerine yapışık bir şekilde geçirmeleri mümkün olmadığı gibi yuvadan belli becerileri kazanmadan ayrılarak hayatta kalmaları da çok mümkün değildir.

 

Maymun ve insan yavrularıyla yapılan araştırmalar, keşfetme ve güvende olma ihtiyaçlarının bir arada giderilerek gelişimin devamını sağlayan ana elementlerden birinin bağlanma adı verilen duygusal bir bağ olduğunu gösteriyor.

 

Çocuğun kendisine öncelikli bakım veren kişiyle ki bu kişi çoğunlukla anne olur, hayatının 7 ila 9. ayında geliştirdiği bu bağın evrensel olduğu, dünyanın her yerindeki çocukların bu zaman dilimlerinde kendilerine bakım veren kişiden ayrıldıklarında verdikleri üzüntü ve çaresizlik tepkilerinden anlaşılıyor.

 

Bağlanma teorisi, çocuk gelişimi üzerine çalışmalara yoğunlaşan bir İngiliz psikiyatrist olan John Bowlby’nin 2. Dünya Savaşı sırasında ailelerinden ayrılıp çeşitli bakım kurumlarına yerleştirilen İngiliz çocuklarının ruh sağlığı üzerine çalışırken ortaya çıkan bir teoridir. Bowlby, yetimhaneler, hastaneler ve kreşler gibi kurumlarda aileleri tarafında terkedilmiş olan çocuklarla ilgili yaptığı gözlemlerde bir patern fark etmiştir. Çocuklar bakım verenlerinden ayrıldıklarında yoğun bir korku yaşarlar. Ağlama nöbetleri geçirebilir ve annelerine ulaşmak için çırpınırlar. Bu süreçten sonra çaresizlik ve depresyon takip eder. Eğer bu ayrılık devam eder ve yeni bir bağlanma figürü ortaya çıkmazsa bu çocuklar etrafındaki diğer insanlarla da ilgilenmeyi bırakır. Bowlby bu ilgisizlik durumunu kopma olarak adlandırır.

 

Bowlby maymun ve şempanzelerle yapılan çalışmaları incelediğinde bu primatların da tutunma, emme, sokulma, uzanma, ağlama ve ayrılığa tepki verme gibi insan bağlanmasına paralel davranışlar gösterdiğini görür. Belli bir süre sonra bu primat bebekler kendi fiziksel ve sosyal çevrelerini keşfetmek için annelerinden uzaklaşırlar fakat eğer beklenmedik ve potansiyel olarak tehlikeli olabilecek bir şeyle karşılaşırlarsa hemen annelerinin yanına geri dönerler. Bowlby bu davranışların insan yavruları için de evrimsel bir bazı olduğunu söylemektedir.

 

 

 

Banu Acarlar Koçtürk
Uzman Psikolog

İlginizi çekebilecek diğer yazılar